Son Dakika..
Yükleniyor...

Recent Post

30 Nisan 2014 Çarşamba
no image

Üniversite tercihi yapacaklar dikkat

Üniversite ve bölüm tercihi yapacak öğrencilere tavsiyelerde bulunan Nişantaşı Üniversitesi Öğretim Görevlisi Tuncel Öz, Sivil Hava Ulaştırma İşletmeciliği ve Sağlık Yönetimi gibi sektörlerde çok fazla iş imkanı olduğunu belirtti.

Nişantaşı Üniversitesi, Çınar Koleji'nde gerçekleştirilen Kariyer Günleri'nde açtığı tanıtım standında üniversite tercihi yapacak öğrencilerin sorularını yanıtladı. Öğrencilerin bölüm ve üniversite tercihi yaparken sayısı ve mezunu az olan bölümleri tercih etmeleri gerektiğini söyleyen Nişantaşı Üniversitesi Sivil Havacılık İşletmeciliği Öğretim Görevlisi Tuncel Öz, iyi bir bölüm tercih ederken üniversitelerin sağladığı olanakları da değerlendirmenin önemine vurgu yaptı. Öğrencilerin mezun olduklarındaki rakip sayılarını dikkate almaları gerektiğini belirten Öz, "Mezun sayısı ne kadar az olursa öğrencinin iş olanağı o kadar artar. Nişantaşı Üniversitesi'nde fakülte kısmında havacılık, meslek yüksek okulu kısmında ise sağlık programlarına odaklanmış durumdayız. Bu programlar şu anda çok popüler. Gelişmekte olan bir ülke olduğumuz için her iki bölüm de hızlı şekilde ilerleme kaydediyor. Bu nedenle öğrenciler bu tür programlara çok talep gösteriyor" şeklinde konuştu.

Pratikte karşılığı bulunan ve sektörle iç içe olan bölümleri tercih etmek gerektiğini belirten Tuncel Öz, "Öğrenciler üniversiteye geldikleri zaman teori olarak eğitim alıyorlar ancak biz Nişantaşı Üniversitesi olarak teorinin üzerine uygulama kısmını da eklemek istiyoruz. Özellikle Sivil Hava Ulaştırma İşletmeciliği ve Sağlık Yönetimi gibi programların sektörlerinde büyük açıklar var. Öğrenciler bu bölümlere öncelik verirlerse çok daha rahat iş bulabilirler" dedi.

Özellikle İngilizce ve yurtdışı eğitimleri, yüksek lisans fırsatları ve sektör-üniversite işbirliğinin önemine vurgu yapan Tuncel Öz, "Türkiye'de ortalama yüzde 10'luk bir oranda işsizlik var. Bundan dolayı öğrencilerin temel beklentisi mezun olduktan sonra iş bulabilmek. Bizim temel amacımız öğrencilerin son sınıfa gelene kadar etkili stajlar yapması ve mezun olduktan sonra ise alanında söz sahibi olacağı bir işe sahip olması. Bu nedenle tüm bölümler için hocalarımızın yüzde 90'ı sektörden geliyor. Çünkü sektörden gelen alanındaki uzman isimlerin öğrencilere ders anlatmasının çok güzel geri dönüşleri oluyor. Ayrıca başarılı öğrencileri kendi kurumlarına da davet edebiliyorlar" ifadelerini kullandı.

Banu Ezber


Kaynak IHA : Üniversite tercihi yapacaklar dikkat
Alıntı: Üniversite tercihi yapacaklar dikkat

Bursa Güvenlik Sistemleri
no image

Bakan’dan enflasyon garantisi

Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, 'Önümüzdeki süreçte enflasyonun istediğimiz seviyeye doğru, aşağıya doğru, düşmeye başladığını göreceğiz' dedi.

Bakan Zeybekci, Orta Anadolu İhracatçı Birlikleri'nde düzenlenen 'Başarılı İhracatçılar Ödül Töreni'ne katıldı. Bakan Zeybekci, tören bitiminde gazetecilerin Merkez Bankası Başkanı Başçı'nın açıklamaları ile ilgili sorusu üzerine "Önümüzdeki süreçte enflasyonun istediğimiz seviyeye doğru aşağıya doğru başladığını göreceğiz. Haziran gibi İnşallah artış ile ilgili tortuların tamamen bittiği, olumlu yöne doğru evrilmeye başladığını göreceğiz. Yıl sonu ortalamasını tahmin etmek veya söylemek gereksizdir" ifadesini kullandı. Yüksek faiz oranlarının üretimin, ihracatın önünde büyük engel olduğunu söyleyen Zeybekci, şunları dedi:

"Piyasanın gösterge faizini yüzde 12'lere yakın seviyeden yüzde 9,5'lara getirdiğinde bunun sözlü olarak olumlu değerlendirmesini piyasa bekliyor, Merkez Bankası'ndan bekliyor. Piyasa şu anda kendi içinde reel anlamda faizleri aşağı doğru çekerken, Merkez Bankası'nın piyasanın bu hareketine uyacağını açıklamasının ilk aşamada yeterli olacağını ben inanıyorum. Yakın sürede piyasa Merkez Bankası'nı faizleri düşürmede zorlayacaktır. Piyasa faizini düşmesini alıyor. Merkez Bankası gereğini yapacaktır. O tedbiri elden bırakmadan bunu sağlayacaktır. Beklentimiz ilk zıplamayı yaptığı yere dönmesidir."

Kurlarla ilgili olarak ise bakan Zeybekci, "TL değerinin 2,15-2,25 seviyesinin ithalatı cazip olmaktan çıkarıp, ihracatı arttırıcı etkisinin olduğuna inanıyoruz. 2,10 altına düşen durumlarda Merkez Bankası'nın müdahale yönünde adımlar atabilmeli" değerlendirmesini yaptı.


Kaynak IHA : Bakan'dan enflasyon garantisi
Alıntı: Bakan'dan enflasyon garantisi

Bursa Güvenlik Sistemleri
no image

Gizem'in annesi: 'Onu assınlar birazcık yüreğim soğusun'

6 yaşındaki Gizem Akdeniz'in annesi Hatice Akdeniz, "Ona bir lokma ekmek, bir bardak su vermesinler, onu assınlar benim birazcık yüreğim soğusun" dedi.

Adana'da, kaybolduktan 2 gün sonra babasının amcasının oğlu tarafından öldürüldüğü ortaya çıkan 6 yaşındaki Gizem Akdeniz'in annesi Hatice Akdeniz, "Ona bir lokma ekmek, bir bardak su vermesinler, onu assınlar benim birazcık yüreğim soğusun" dedi.

Geçtiğimiz pazar günü kaybolduktan 2 gün sonra babasının amcasının oğlu S.A. tarafından öldürülen 6 yaşındaki Gizem Akdeniz'in evinde yas var. Aile, Gizem'in Kabasakal Mezarlığı'ndaki kabristanını ziyaret ederek ekilen çiçekleri sulayıp dua ettikten sonra tekrar evine döndü. Gözü yaşlı anne evinde de taziyeleri kabul etti. Anne Hatice Akdeniz, yaşadıklarına isyan ederek, "Söyleyecek bir şey bulamıyorum. Hele dün yavrumu o şekilde gördükten sonra hiçbir kelime bulamıyorum. Sadece devlete sesleniyorum ben, büyük başkanlarıma sesleniyorum. Ben burada yanıyorum, acı çekiyorum yanımda olduklarını, arkamda olduklarını söylüyorlar. Eğer ki ben burada bu kadar kahrolurken o caniye orada bir bardak su veriliyorsa, bir lokma ekmek verip onun karnını doyuruyorlarsa devletim devlet değil. Başkanım başkan değil. Bana acısını versinler, onu assın burada dünya aleme ibret olsun. Benim yavrum yandı, başka Gizemler yanmasın, başka annelerin yürekleri dağlanmasın" diye gözyaşı döktü.

Hatice Akdeniz, gözyaşları arasında şöyle devam etti:

"Yavrumu aldınız bari katilin canını verin bana. Bari birazcık rahatlayayım. Birazcık soğusun yüreğim. Kızım kaybolduğunda bu kadar yakın birinden beklemedim, şikayetçi bile olmadım. Şüpheli şahıs olarak bize söylendi, çünkü çocuğu en son gören o, para vermiş kola aldırmış, memur arkadaşları söyledi ben şikayetçi bile olmadım. Çünkü geldi bizim yanımıza bizimle birlikte afişler dağıttı bizimle birlikte aradı. Acımıza ortak oldu bizimle birlikte kahroldu, Allah'ta seni kahretsin. Seni parça parça etsinler, benim yavrumu parça parça etmiş. Allah'ta onu parça parça etsin. Allah'a bırakmasınlar içeride onu didik didik yolsunlar. Yolsunlar ki benim ana yüreğim azıcık dinsin, azıcık soğusun."

"GAMZE'Yİ VERMEDİK AMA HAKARET DE ETMEDİK"

Anne Akdeniz, S.A.'nın ailesini kızı Gamze'yi istediğini ancak kızının istemediğini belirterek, "Gamze'yi vermeme diye bir şey yok. Aile geldi kızımı benden istedi ben de dedim ki 'benim kızım üniversite 2. sınıfa gidiyor, kızım evlilik düşünmüyor, hayatında bugüne kadar hiç erkek ya da erkek arkadaşı olmadı. Okuluna, arkadaşlarına, öğretmenine çok düşkün bir çocuk. Okumayı, ileride İngilizce öğretmeni olmayı çok istiyor. Onun için yavrum okuyor, 'çocuğum meslek sahibi olana kadar evlenmeyi düşünmüyor' dedim. Onlar da 'tamam' dediler herkes evine dağıldı gitti. Ama bunca yıldan sonra böyle bir şey yapacağını ben nereden bileyim. Aradan 1 yıl geçti. Hiçbir şekilde kızım düşünmüyor evliliği, ne bu çocuk, ne bir başkasını düşünmüyordu. Önce benim mesleğim dedi. 'Mesleğimi elime alacağım' dedi. 'Ondan sonra ayaklarımın üzerinde sımsıkı duracağım' dedi. 'Belki ilerleyen zamanda' dedi. Ama ben kızımı sana vermeyeceğim, kızım sana layık değil de demedik. Kavga tartışma olmadı. Ailelerle aramızda küskünlük bile olmadı devamlı görüşüyoruz. Kahrolasıcanın evi iki adım ötede" diye konuştu.

FATİH KEÇE-EREN BOZKURT


Kaynak IHA : Gizem'in annesi: 'Onu assınlar birazcık yüreğim soğusun'
Alıntı: Gizem'in annesi: 'Onu assınlar birazcık yüreğim soğusun'

Bursa Güvenlik Sistemleri
no image

‘Bir Gazetecinin Sessiz Çığlığı’ Dadaş film festivalinde

Van Depreminde hayatını kaybeden Gazeteci Sebahattin Yılmaz'ın anısına 'Bir Gazetecinin Sessiz Çığlığı' belegesi, 9.Uluslararası Dadaş Fİlm Festivalinde izleyicilerle buluşacak.

Van Depreminde hayatını kaybeden Erzurumlu Gazeteci Sebahattin Yılmaz'ın anısına yapılan "Bir Gazetecinin Sessiz Çığlığı" adlı belgesel, 9.Uluslarası Dadaş Film Festivali kapsamında özel bir gösterim izleyicilerle buluşacak.2011 yılında Van'da meydana gelen deprem sonucunda hayatını kaybeden Gazeteci Sebahattin Yılmaz anısına çekilen, yönetmenliğini Atatürk Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim elemanın Jale Alcan'nın yapımcılığını İletişim Fakültesi Öğrencisi Mehmet Yılmaz'ın üstlendiği "Bir Gazetecinin Sessiz Çığlığı" adlı belgesel, bu yıl Erzurum'da 9.kez düzenlenecek olan Dadaş Film Festivali'nde özel gösterim olarak gösterilecek.

Festival kapsamında sadece 3 eserin özel gösterime alındığını ifade eden festival Başkanı Nil Gürpınar, Sebahattin Yılmaz'ın Erzurum için çok değerli olduğunu söyledi. Nil Gürpınar, "Bu yıl festivalimizin teması komedi ama Van Depremi'nde yaşamını yitiren Gazeteci Sebahattin Yılmaz'ın anısı festivalimizde özel gösterime aldık. Festival kapsamında Düğün Dernek, Bir Gazetecinin Sessiz Çığlığı ve Charlie Chaplin'in anısına Muzi Oldu Şarlo filmlerini özel gösterimle izleyicilerle buluşturacağız." dedi.

Belgeselin yapımcısı Mehmet Yılmaz, Türkiye'deki deprem gerçeğini ele alan ve Gazeteci Sebahattin Yılmaz'ın hayat hikayesini işleyen bu belgeselin böylesine önemli bir festivalde özel gösterime alınmasının kendilerini mutlu ettiğini belirtti.2 Mayıs Cuma günü başlayacak olan festivalde "Bir Gazetecinin Sessiz Çığlığı" adlı belgesel 5 Mayıs saat 12.30 Düğün Dernek filminden önce Cinetekno Sinema Salonunda gösterime girecek.

Sebahattin Yılmaz'ın yaşamını konu alan ve Türkiye'deki deprem gerçeğini işleyen belgeselin 10 Ocak Dünya Gazeteciler Gününde galası yapılmış ve izleyicilerden tam not almıştı.


Kaynak IHA : 'Bir Gazetecinin Sessiz Çığlığı' Dadaş film festivalinde
Alıntı: 'Bir Gazetecinin Sessiz Çığlığı' Dadaş film festivalinde

Bursa Güvenlik Sistemleri
no image

AK Parti Grup Başkanvekili Aydın’dan ‘1 Mayıs’ mesajı

AK Parti Grup Başkanvekili Ahmet Aydın, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma günü nedeniyle mesaj yayınladı.

Ahmet Aydın, yayınladığı mesajında 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü'nün bu yılda coşku ve heyecanla yurdun dört bir yanında kutlanılacağını belirtti.Ahmet Aydın mesajında şu ifadeleri kullandı:"Tüm çalışanların sorunlarının ele alınarak, çağdaş ve dinamik projelerin üretilerek, alın terinin ve emeğin her zaman ön planda tutularak yaşam standartlarının yükseltilmesi için çalışmalarımız her zaman olduğu gibi olanca hızıyla devam etmektedir.

Bu maksatla AK Parti iktidarı döneminde 1 Mayıs resmi tatil ilan edilmiş, emek ve dayanışma günü olarak tüm milletimizce huzur ortamında kutlanabilmesi için imkan sağlanmıştır.Bu güzel ve anlamlı günün kardeşliğin, huzurun, barışın ve dayanışmanın simgesi olması ve 1 Mayıs'ın sevinç içerisinde kutlanılması en büyük arzumuzdur. Bu manada AK Parti iktidarı ve hükümetimiz her yıl olduğu gibi bu yıl da 1 Mayıs'a sorumluluk ve ciddiyetle yaklaşmaya devam etmektedir.

Türkiye'nin yarınlarını aydınlatacak ve toplumumuzu birbirinden uzaklaştıran değil yaklaştıran etkinliklerin damgasını vurduğu nice 1 Mayıs Emek ve Dayanışma günleri dileğiyle tüm çalışanlarımızı ve emekçilerimizi bir kez daha tebrik ediyor, ülkemize ve milletimize hayırlara vesile olmasını diliyorum."

AHMET ARSLANTA


Kaynak IHA : AK Parti Grup Başkanvekili Aydın'dan '1 Mayıs' mesajı
Alıntı: AK Parti Grup Başkanvekili Aydın'dan '1 Mayıs' mesajı

Bursa Güvenlik Sistemleri
no image

Dani Alves’e bir destek de Osmaniye’den

İspanya La Liga'da oynanan Villareal-Barcelona futbol karşılaşmasında bir taraftar tarafından kendisine muz atılan Dani Alves'e bir destek de Osmaniye'nin Kadirli ilçesinden geldi.

Futbolcuya destek olmak için yüzlerini siyaha boyayan market çalışanları patronlarıyla birlikte muz yeyip düdük çaldılar. İş yeri önünde toplanan işçiler hem muz yedi hem de yoldan gelip geçen vatandaşa muz ikramında bulunarak ırkçılığa 'hayır' dediler.

Futbolcuya yapılan hareketi protesto eden market sahibi Kasım Yasdıoğlu, "Ülkemizde ve dünyada ırkçılığa son diyoruz. Hiç bir dinde ve hiç bir inançta kesinlikle ırkçılık yoktur. Dünyada insanlar yaşasın hiç kimse arasında ayrımcılık yapılmasın. Biz Türkiye'den ırkçılığa son düdüğü çalıyoruz" dedi.

Market çalışanları daha sonra ellerinde muzlarla şehrin en işlek caddesinde dolaşıp esnaflara muz ikram edip ırkçılığa 'hayır' dediler.


Kaynak IHA : Dani Alves'e bir destek de Osmaniye'den
Alıntı: Dani Alves'e bir destek de Osmaniye'den

Bursa Güvenlik Sistemleri
no image

Portakal dalında kaldı

Antalya'nın Çakırlar Mahallesinde üreticiler satamadığı portakalı dalında bıraktı.


Antalya'da portakalı satamayan üretici, ürünleri dallarında bırakmak zorunda kaldı. Ürünün para etmediğinden şikayetçi olan üreticilerden Şefik Palabıyık, "Pazarımız yok. Portakalı 25-30 kuruşa bile alan yok. Biz de portakalı toplamadık. Köyün hemen hemen yarısı ürününü toplamadı. 70-80 ton bahçesini bırakan arkadaşlar var. Çünkü işçi masrafını bile kurtarmıyor" dedi. 1998 yılında portakalın 1 TL ile 90 kuruş arasında fiyatla alıcı bulduğunu belirten Palabıyık, şunları söyledi: "O zamandan bu zamana masrafımız 50 kat arttı. Zirai ilaçların yanına bile yaklaşılmıyor. Mazot pahalı ancak bizim ürünlerimiz 20-30 kuruşa düştü."

MASRAFLARI KARŞILAMAK İÇİN TARLALAR SATILIYOR

Yirmi yıldır portakal üretimi ve paketleme işi yaptığını ancak artık mücadele edemeyip bıraktığını söyleyen Ramazan Palabıyık, sözlerini şöyle sürdürdü: "Buna karşıydık ancak bu iş artık bizi beslemiyor ve tek kurtuluşumuz imar. Bırakın para kazanıp ev geçindirmeyi, masrafını karşılayamıyoruz. Gübre, mazot, su satın alma sıkıntımız var. Köylü perişan. Masraflarını karşılayabilmek için tarlalarını dönüm dönüm satıyor. Köyümüzün yüzde 50'si satıldı."

İÇ PİYASADA ÜRÜN ARTTI

Bir başka çiftçi Şeref Palabıyık da portakalların ağaçta kalmasını üretimin artmasına, iç piyasadaki ürünlerin tüketilememesine ve ihraç edilmemesine bağladı. Palabıyık, iç piyasadaki ürünün arttığını belirterek "Adana'dan Mersin'e, Manisa'dan Alanya'ya kadar portakal, narenciye çoğaldı. Çoğalınca iç piyasada erimiyor. İhracat olması lazım. İhracat olmayınca ürünler elde kaldı. Bir işçinin yevmiyesi 50 lira ama 50 liralık portakal toplamıyor" diye konuştu.

Gübre ve ilaç fiyatının çok yüksek olduğundan yakınan Palabıyık, sözlerini şöyle tamamladı: "Girdiler çok yükseldi ancak portakal 10 senedir 20-30 kuruş civarında geziyor. Yani insanlar mağdur, yapacak bir şey kalmadı herkes toprak satmaya başladı. Bu tarlalar kendi haline olmuyor. Karşıdan bakanlar çam ağacı gibi kendi kendine oluyor sanabilir ama bu tarlaların yılda 7-8 defa sulaması var 2-3 defa sürülmesi, budanması, ilaçlanması var."


Kaynak IHA : Portakal dalında kaldı
Alıntı: Portakal dalında kaldı

Bursa Güvenlik Sistemleri
Quick Message
Press Esc to close
Copyright © 2013 Bursa Güncel Haber Merkezi All Right Reserved