Son Dakika..
Yükleniyor...

Recent Post

31 Mayıs 2012 Perşembe
Blog İsmi Seçerken Dikkat Etmeniz Gerekenler

Blog İsmi Seçerken Dikkat Etmeniz Gerekenler


Eğer kendi adınızı taşıyan bir blog açmayacaksanız, blog ismi bulmak gerçekten zor. Genelde yapılan hatalardan birisi rastgele oturup “Şu isim olur mu?. Bu isim olur mu?” gibilerinden deneme yaparak bulmaya çalışmak. Öyle olursa işiniz anca şansa kalır. Biz işimizi şansa bırakmayıp kendi blog ismimizi bulacağız.

Blog ismi bulmak için ilk önce blogunuzun içeriğine karar vermeniz gerekiyor. İçeriği belirledikten sonra o konuyla ilgili blogunuzda açacağınız kategorileri belirleyin. Bu sayede yapacağınız işleri de azaltmış olacaksınız. 

Kategorilerimiz de hazır olduğuna göre şimdi tek yapmanız gereken şey elinize bir kağıt ve kalem alıp, kategorilerimiz ile alakalı aklımıza gelen bütün kelimeleri kağıda yazıyoruz. Tıkandığınız noktada, içeriğinizle aynı konuya sahip blogları ziyaret edin. İnceleyin. Kağıda yazmadığınız kelimeler varsa ekleyin.

Buraya kadar söylediklerimi yaptıktan sonra asıl iş bundan sonra başlıyor. Kağıdınızdaki kelimelere bakarak blog ismi bulmaya çalışacaksınız. Bulacağınız isimler, olabildiğince kısa ve akılda kalıcı olmalı.

“Off, Bu kadar şeyle şimdi kim uğraşacak” dediğinizi duyar gibiyim. Blog isimleri gökten zembille kafanıza girmiyor. Beyin fırtınası yapmanız gerekiyor. Biraz saksıyı çalıştırın. :)

Not: Eğer yukarıdakileri yapmaya üşenirim diyorsanız, emin olun blog hevesiniz de kısa sürecektir. Benden söylemesi.
Facebook Artık Google Chrome'u Desteklemiyor Mu?

Facebook Artık Google Chrome'u Desteklemiyor Mu?


Az önce sosyalmedya.co sitesinde okuduğum kadarıyla Facebook'un artık Google Chrome'u desteklemediği ve Opera'ya olan yakınlığından bahsediliyor. Son zamanlarda Chrome'dan Facebook'a doğru düzgün bağlanamadığım ve aynı problemi başkaları da yaşadığı için haberin doğru olma ihtimali yüksek gibi görünüyor.


Yukarıdaki resimde gördüğünüz gibi Chrome listeden çıkartılmış ve onun yerine Opera eklenmiş. Hemen yabancı siteleri araştırdım. Gördüğüm kadarıyla yazılara güncelleme şeklinde notlar düşülmüş. Bu notlarda “Facebook'un hala Chrome'u desteklediği fakat tavsiye ettiği tarayıcılar listesinden çıkardı”deniliyor.

Facebook'un Yardım Merkezi'ndeyse hala Google Chrome'un adı geçiyor.


Bu haberden anlaşılıyor ki Facebook ciddi ciddi Google'a rakip olacak gibi görünüyor. Tam Chrome dünyanın bir numaralı tarayıcısıkonumuna gelmişken Facebook'un böyle bir karar alması düşündürücü. Eğer Facebook, Chrome'u desteklemezse IE'nin en azından Türkiye'de kullanıcı sayısında tekrar bir artış yaşanacağını düşünüyorum. Bakalım bekleyip göreceğiz.
Yazılarınıza Daha Fazla Yorum Almak İçin 9 İpucu

Yazılarınıza Daha Fazla Yorum Almak İçin 9 İpucu

Birçoğumuz genelde yazılarımıza yeteri kadar ilginin olmadığından yakınıyoruzdur. Birebir bunu gündeme getirmesek de yazılarımız daha fazla yorum alsın isteriz. Blogunuz ne kadar yorum alırsa, bir o kadar aktif görünür. 

Aşağıda yazmış olduğum bu dokuz yöntemi uygulayarak blogunuza daha fazla yorum alabilirsiniz. Bu yazdığım yöntemlerin dışında ziyaret ettiğiniz blogları da takip ederek en çok hangi yazılara yorum aldıklarına bakın ve bir yere not edin. Bunu yaparak yazacağınız konular hakkında az çok fikir sahibi olursunuz. 

  1. Öğretici yazılar (dersler) hazırlayın.

    İngilizce'de “tutorial” dediğimiz dersler hazırlamanız, sizin insanlara ne kadar yardımcı olmaya çalıştığınızı gösterir. Bu da ziyaretçilerinizin oldukça hoşuna gider. Fakat burada unutulmaması gereken bir şey var. Yeterli bilginiz yoksa bu tarz dersleri hazırlamayla uğraşmayın. Bilgisi olmayıp da videolu ders hazırlayan kişiler gördüm. Bu onları oldukça amatör gösteriyor. Siz bu hatayı yapmayın. Bilginizin olmadığı bir konuda ahkam kesmeye kalkmayın. Hazırlayacağınız ders ile ilgili kapsamlı bir araştırma yaptıktan sonra dersinizi yayımlayın. Hazırladığınız dersler ne kadar profesyonel olursa o kadar fazla yorum alırsınız ve takip edilirsiniz.

  2. Kişisel deneyimlerinizden bahsedin.

    Kişisel deneyimleriniz, ziyaretçilerinizin ilgisini çekebilir. Herhangi bir konuda deneyimliyseniz bu deneyimi nasıl elde ettiğinizi yazabilirsiniz. Bu sayede ziyaretçileriniz, meraklarını gidermek veya akıllarına takılan soruları yazınızın altına yorum yazacaklar.

  3. Yarım kalmış yazılarınızı değerlendirin.

    Hiç yarım kalmış yazılarınız oldu mu? Yarım kalmış yazınızı blogunuzda yayımlayarak ziyaretçilerinizin, yazının devamını getirmesini isteyebilirsiniz.

  4. Eğlenceli ve komik yazılar yazın.

    Çevremize baktığımızda o kadar canımızı sıkan ve moralimizi bozan şey var ki. Her insanın muhakkak ki gülmeye ihtiyacı var. İnsanları güldürecek veya neşelendirecek yazılar yazarsanız, yazınıza yorum yazacaklardır. Fakat unutmayın. Yazacağınız yazı blogunuzun içeriğiyle alakalı olmalı.

  5. Röportaj yapın.

    İnternette çok fazla aktif olan ve kendi alanında popüler olmuş kişilerle iletişime geçin. Röportaj yapıp yapamayacağınızı sorun. Röportaj yapmadan önce o kişiyle biraz sohbet etmiş olmak, röportaj yapma ihtimalinizi arttırır.

  6. Kısa ve ilginç yazılar yazın.

    Kısa yazıların okunma oranı uzun yazılara göre daha fazladır. Ziyaretçileriniz etkileyecek bir konu bulun ve o konu hakkında kısa bir yazı yazın. Ayrıca yazdığınız bu kısa yazılar blogunuzun aktif kalmasına yardımcı olur. Bir konuyu detaylı olarak yazmaya vakit kalmadığında kısa yazılar imdadınıza yetişir.

  7. En son gelişmeleri takip edin.

    Blogunuzun içeriğiyle ilgili en son gelişmeleri takip edin ve bu gelişmeleri blogunuzda paylaşın. Yazılarınız ne kadar yeni ve güncel olursa, ziyaretçi trafiğiniz o kadar artar. Ziyaretçileriniz de bu tarz yazılarınıza yorum yazacaklardır.

  8. Duyurular yapın.

    Yarışmalar veya etkinliklerle ilgili duyuruları blogunuzda paylaşın. Duyurular genelde kısadır. Okuması kısa sürer ama okuyucuları heyecanlandırır. Dolayısıyla heyecanlandıklarında yorum yapacaklardır.

  9. Blogunuzdaki URL kısımlarını kapatmayın.

    Bazı bloglarda, yorum kısmındaki URL'yi kapatanları gördüm. Bunu yapmalarındaki amacın, backlink kasmaya çalışan kişileri durdurmak olduğunu düşünüyorum. Eğer binlerce kişinin takip ettiği bir blog değilseniz, bunu yaparak blogunuzun yorum sayısını azaltırsınız. Ben şahsen URL'yi kapatanların sitesine yorum yazmıyorum. Belki birisi benim yazdığım yorumu beğenecek ve beni takip etmek isteyecek. Peki bu kişi bana nasıl ulaşacak ?. Söylediğim gibi eğer internette çok popüler biri değilseniz URL kısmını kapatmayın derim.     
30 Mayıs 2012 Çarşamba
Blog Yazarları Kodlama Bilmeli Mi?

Blog Yazarları Kodlama Bilmeli Mi?

Blog yazma, başlı başına zor bir iş. Hele ki bir de bunu yılmadan devam ettirebilmek gerçekten zor. Üç senedir blog sahibi biri olarak ben de her blog sahibinin yaşadığı sıkıntıları yaşadım. Bu sıkıntıların içerisinde konu bulamamak belki de en önemlilerinden birisi. Fakat yazacak konuyu bulsak bile iş sadece yazmayla da bitmiyor. Blog yazmaya yeni başlayacaksanız kullanacağınız sistemi (wordpress, blogger/blogspot veya diğerleri) bir şekilde kurar veya başkalarına kurdurtup blog dünyasına adımınızı atabilirsiniz.

Peki blog yazarları kodlama bilmeli mi?. Bu soruya iki cevabım var. Eğer nazınızın geçtiği, bıkmadan usanmadan her sorunuza yanıt verecek veya yardımınıza koşacak biri varsa kodlama bilmenize gerek yok. Sizin tek yapmanız gereken oturup yazınızı yazmak. Gerisini arkadaşınız halleder. Bayanlar zaten bu konuda daha şanslı. :)

Size yardım edecek bir arkadaşınız yoksa kodlama bilmek zorunda mısınız?. Evet. Kodlama dediysem de öyle kafanızda fazla büyütmeyin. HTML ve CSS bilmeniz, sorunlarınızı kendinizin çözmesi için yeterli. Bunları öğrenmek de fazla zamanınızı almaz. En fazla 2-3 gününüzü ayırarak, çok kolay bir şekilde öğrenebilirsiniz.

Tabii ki öğrenip öğrenmemek tercih meselesi. Ama insanın kendi işini kendi halletmesi kadar keyif verici bir şey yok.
29 Mayıs 2012 Salı
Microsoft Security Essentials Güvenilir Mi?

Microsoft Security Essentials Güvenilir Mi?

Bazı kişilerden hep şunu duyuyorum. Microsoft Security Essentials çok iyi bir program. Sistemi kasmıyor falan filan. Bunu neye dayanarak yaptıklarını anlamış değilim. Belirli bir kesim de virüsleri silmediğinden şikayet ediyor. Benim gözlediğim kadarıyla antivirüsleri test eden websitelerine de baktığımda MSE ya listede hiç yer almıyor ya da listenin hep sonlarına doğru yer alıyor.

Sanırım insanların bakış açısı şu şekilde. Bilgisayar kullanımına baktığımızda çoğu kişi Windows işletim sistemlerini kullanıyor. Bunu yapan da Microsoft. O halde yaptığı antivirüs programı da iyidir. Fakat en çok saldırıya maruz kalan da yine Windows işletim sistemi. Ben şahsen MSE'ye hiç güvenmiyorum. Yıllarca Windows ile ilgili “Microsoft, Windows'un içindeki kodlar sayesinde bizim neler yaptığımızı biliyor. Korsan kullananları da biliyor ama sesini çıkarmıyor.” gibi söylentileri eminim bir çoğunuz duymuştur.

Windows kullanırken nedense rahat bir şekilde kullanamıyorum. Özellikle son 3 senedir GNU/Linux dağıtımlarını kullandığımdan beri bu rahatsızlık daha da arttı. Windows'tayken hep aman şuna dikkat edelim, aman antivirüs kullanalım vs gibi sürekli bir paranoya içine giriyor insan. Windows'ta başıma gelen ilginç olaylardan birini Windows'ta Sizin Başınıza Böyle Bir Şey Geldi Mi? isimli yazımda anlatmıştım.

Windows'a bile tam anlamıyla güvenemiyorken, onun yaptığı antivirüse nasıl güvenelim ki?. Microsoft, kendi işletim sistemini virüslerden koruması için antivirüs programı geliştiriyor ve bu programı kullanarak Windows'u daha güvenli hale getirin diyor. Bu açıdan baktığımda benim anladığım şey şu. “Benim yaptığım işletim sistemi o kadar da güvenli değil. Bir de antivirüs programı yaptım. Onu da kullanarak sisteminizi daha güvenli hale getirin.”. Ha! Nasıl yani?!


Antivirüs sektöründe kendini kanıtlamış, kaliteli firmalar varken, neden yeni çıkmış bir antivirüs programını kullanalım?. Google'ın yaptığı şeyleri görünce “Google yaptı mı yapıyor, abi” diyorum. Nedense Microsoft için bunu söyleyemiyorum.

Bence ileride MSE'yi Windows'ta kurulum ile birlikte hazır olacak gelecek şekilde ayarlayabilir. Bunun için de kullanıcı sayısının artmasını bekliyor da olabilir. Diğer web tarayıcıları tarafından IE konusunda haksız rekabet yarattığı için dava edildiği gibi diğer antivirüs firmalarının dava edeceğinden çekiniyor da olabilir. ım IE'de yaptığı gibi MSE'yi Windows kurulumuyla gelecek şekilde ayarlamazlar.

Bu yazı benim kişisel düşüncelerimi içermektedir. Microsoft ile ilgili herhangi bir alıp veremediğim filan yoktur. Kendi bilgisayarımda da lisanslı Windows 7 + Linux Mint kuruludur. Sadece ne düşünüyorsam onu yazdım. O yüzden siz yine de kurup kendiniz deneyin, test edin ve görün. Ona göre kararınızı verin.
28 Mayıs 2012 Pazartesi
Pardus'a Yeni Bir Bakış Açısı

Pardus'a Yeni Bir Bakış Açısı

Türkiye’nin ‘milli işletim sistemi’ olarak tanımlanan Pardus projesinin bağlı bulunduğu TÜBİTAK bünyesindeki Ulusal Akademik Ağ ve Bilgi Merkezi (ULAKBİM) Müdürü Ahmet Kaplan, “Pardus’un önemini hepimiz çok iyi biliyoruz. Bu güne kadar yapılan tüm çalışma ve katkılara teşekkür ederek yeni bir yapılanma ve bakış açısı getirmek istiyoruz.” dedi. Pardus’un yeni yol haritasının belirlenmesi için düzenlenen çalıştayla ilgili bilgi veren Kaplan, “Çalıştayda karar verilen Pardus Danışma Kurulu?nu oluşturma konusunda çalışmalarımız devam ediyor. Daha katılımcı, daha açık, daha iyi belgelenmiş bir Pardus hedefimiz. Bu kurulun doğal bir ivme oluşturacağını düşünüyoruz.” şeklinde konuştu.

PARDUS ANKA, MEMNUNİYET VERİCİ

Kaplan, Pardus Kullanıcıları Derneği öncülüğünde geliştirilen Pardus Anka adlı bir sürümle ilgili ise şunları söyledi: “Bu sürüm topluluğun kendi inisiyatifiyle ortaya çıkarmaya çalıştığı bir sürüm. Son zamanlarda yaşanan belirsizliklerin doğal bir uzantısı. Ayrıca bizim açımızdan memnuniyet verici bir gelişme. Fakat, bu sürümün geleceğine Pardus Danışma Kurulu karar verecektir. Önceki kısımda belirttiğim gibi katılımcı, açık ve paylaşımcı bir yaklaşım içerisinde olacağız. Bu bağlamda maddi kaynaklarımızın oransal olarak çok büyük bir kısmını ekosistemi geliştirmek için kullanacağız.”

YAKINDA KURUMSAL SÜRÜM GELİYOR

“Mevcut olan son Pardus sürümünün 2011 yılında çıktığını görüyoruz. TÜBİTAK, resmi bir Pardus sürümü çıkarmaya devam edecek mi, yoksa, bundan sonra Pardus Anka gibi topluluk destekli sürümler mi göreceğiz?” şeklindeki sorumuza ise Kaplan, “Bu yılın sonuna kadar uzun dönem destekli kurumsal bir sürüm çıkarmayı hedefliyoruz. Diğer sürümler de sunucu, akıllı sistem, mobil sürümleri de takip eden yıllarda geliştirilecek.” şeklinde cevap verdi.

VESTEL AR-GE ERKİBİYLE TESTLER YAPIYORUZ

Pardus işletim sisteminin FATİH projesi kapsamında okullara dağıtılacak olan akıllı tahtalarda kullanılması için çalışma yaptıklarını belirten Kaplan, “İlk hedefimiz FATİH projesinde kullanılacak akıllı tahtalar oldu. Vestel Ar-Ge ekibiyle eş zamanlı çalışıp tüm testleri geçtik. Konuyla ilgili 150 civarında farklı test yapıldı. Kısaca özetlersem görsel, ses/video, dokunma/tepki, performans, işlevsellik testleriydi bunlar. Akıllı tahta sürümü şu anda kullanıma hazır durumda. Akıllı tahtaların uzaktan yönetilmesi ve güncellenmesi konusunda da çalışmalarımız devam ediyor. Gerek Pardus halihazırda barındırdığı Lider/Ahenk uygulamalarını kullanarak gerekse de bu uygulamalara akıllı tahta ihtiyaçlarına göre ilaveler yaparak ilerliyoruz.

Pardus dağıtımlarında da farklılık oluşturmak istiyoruz. Sadece kurumsal ve bireysel sürümler değil; Akıllı Tahta, Bireysel, Kurumsal yanında ilerleyen zamanlarda Sunucu, Akıllı Sistem ve Mobil sürümleri çıkarmayı planlıyoruz. Bu yıl içerisinde uzaktan yönetim ve entegrasyon araçlarına önem vereceğiz. Eş zamanlı olarak Türkçeleştirme eksikleri tamamlanmış, TÜBİTAK onaylı eğitim dokümanları hazır bir sürüm ortaya çıkmış olacak. Güncel ve uzun dönemli destek vereceğimiz kurumsal sürümü de bu yıl sonuna kadar bitireceğiz.” dedi.

AMACIMIZ, “NEDEN PARDUS KULLAN MIYORUM?” SORUSUNU SORDURMAK

Pardus markasının yaygınlaşması ve her düzeyden katılımın sağlanması için bir dizi etkinlik yapmayı planladıklarını açıklayan Kaplan, “Örneğin üniversitelerde Pardus gruplarının kurulması gibi. Bu gruplara da Türkçeleştirme, eklenti geliştirme, hata bildirme noktasında destek sağlayacağız. Ayrıca, görsellik ve tema konusunda yarışmalar yapmayı hedefledik. Amacımız -örneğin- Ubuntu kullanan son kullanıcının ‘neden Pardus kullanmıyorum’ sorusunu kendisine sordurmak.

Masaüstü konusunda Linux dünyasında kabul görmüş ortamları Pardus içerisinde barındırmak da son kullanıcı açısından zenginlik sağlayacaktır fikrindeyiz. Kamu kurumlarında da farkındalığı arttırmak için yıl sonuna doğru bir kaç gün sürebilecek seminerler ve workshoplar yapacağız. Bu etkinliklerde sadece Pardus’u değil, açık kaynaklı uygulama geliştirme platformlarını özel sektörden uzmanların katılımıyla anlatacağız, sadece işletim sistemi değil tüm geliştirme ve uygulama yığıtını tümleşik sunmayı hedefliyoruz.” şeklinde konuştu.

“Pardus kullanıp deneyen, seven, benimseyen azımsanamayacak bir topluluk var. Bu kullanıcılara önerileriniz neler olabilir?” sorusuna iseKaplan, şu cevap verdi: “Biz hiç bir şekilde moral ve motivasyonumuzu yitirmedik. Pardus her zamankinden daha hızlı koşacak, birincil hedefimiz bu. Tüm yapılanma süreçlerinde olduğu gibi biraz sessizlik oluştu. Bu daha güçlü bir başlangıcın zaman kazanımıydı.”


Pardus 2012 Küllerinden Doğacak

Pardus 2012 Küllerinden Doğacak

TÜBİTAK tarafından geliştirilen ancak yönetim değişiklikleri sonucu duraklama dönemine giren açık kaynak kodlu işletim sistemi Pardus, Pardus Kullanıcıları Derneği derneğinin çabalarıyla geliştirilen Pardus Anka sürümüyle yeniden doğuyor.


Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu’na bağlı Bilişim ve Bilgi Güvenliği İleri Teknolojiler Araştırma Merkezi (BİLGEM) tarafından 2003 yılından bu yana geliştirilen Pardus işletim sisteminin geleceği, proje yöneticisi Erkan Tekman’ın görevden ayrılmasıyla tartışılır hale gelmişti. Projenin bitirildiği iddia edilirken, 23-24 Mart 2012′de Gebze TÜBİTAK Yerleşkesinde bir çalıştay düzenlemiş, bundan sonrası için yol haritası belirlenmiş, yayınlanan sonuç metninde işletim sisteminin geliştirilmesine kararlılıkla devam edileceği vurgulanmıştı. Gelinen noktada Pardus’un son sürümü hala 2011 tarihini taşırken, ürün geliştirmede bir hareket görülmemişti. Tam da burada devreye, Pardus Kullanıcıları Derneği girdi ve ‘Pardus Anka’ adlı yeni bir sürümün kullanıcı topluluklarının katkısıyla geliştirildiğini açıkladı.



SÖZ ARTIK TOPLULUKTA

Kendisiyle görüştüğüm Pardus Kullanıcıları Derneği (PKD) Başkanı Avukat Nihad Karslı, Pardus Çalıştayı’nda Pardus sürümlerinin toplulukla yapılmasına karar verildiğini belirterek, “Nisan sonu Mayıs başında TÜBİTAK’ın çalıştay kararları doğrultusunda resmi prosedürü yapıp açıklama getireceğini bekledik. Danışma Kurulu için ‘Topluluk Temsilcisi’ belirledik. Ancak TÜBİTAK’ta bilmediğimiz nedenlerden gecikme yaşandı. Bu gecikmeler, kullanıcılar arasında ‘Pardus öldü’, ‘Proje bitti’ gibi algılamalara neden olmaya başladı. Biz de bu nedenle TÜBİTAK’a gitmeden ‘bir şey’ yaparak gidelim diye ‘Pardus 2012 Anka Test Sürümü’nü çıkardık (Halen yapılanma devam ediyor). Ardından Pardus Proje Yöneticisi Ahmet Kaplan’dan randevu alıp görüşmeye gittik. Ben, Mustafa Akgül hocam, Ahmet Kaplan ve Abdullah Erol ile birlikte bana göre verimli bir toplantı yaptık.” diyor.

2 HAZİRAN DOĞUM MİLAT

Pardus’un topluluk tarafından geliştirilmesi doğrultusundaki resmi işlemlerin 2 Haziran 2012′ye sarktığını öğrendiklerini belirten Karslı, “2 Haziran 2012′yi Pardus’un miladı gibi görüyorum. Her şey çalıştayda alınan kararlar çerçevesinde resmiyete bağlanırsa, Pardus gerçek bir özgür yazılım projesi olacak. 2 Haziran 2012′den sonra Pardus ile ilgili kararlar ‘Danışma Kurulu’ tarafından alınacağı için şeffaf bir yönetim gerçekleşecek. Bu da Pardus’u çok daha kalıcı ve hızlı gelişen bir Linux dağıtımı haline getirecek. PKD olarak, iletişim kanalları açıldığı için TÜBİTAK ile konuşabiliyoruz. Konuşmak-iletişim kurmak her zaman verimlilik getirir. Amacı Pardus daha iyi nasıl olabilir olan insanların anlaşamaması olası değildir.” şeklinde konuşuyor.





YENİ ÖZELLİKLER NELER?

Karslı, “Pardus Anka’da önceki sürümlere göre yeni ne gibi özellikler var?” sorusuna ise şöyle cevap veriyor: “İlk başta Kernel (işletim sistemi çekirdeği) ve KDE’nin (görsel arayüz, masaüstü ortamı) son sürümü güncel hale getirildi. Bu sürümde arkadaşlar tüm arayüzleri en güncel hali ile kurulabilecek duruma getirmeyi amaçlamaktalar. Diğer bir amaç olarak ‘Pisi’nin (Pardus’un paket yöneticisi) ‘emerge’ yeteneğini grafik olarak kullanıma sunmak var. Burada amaçlanan, kişisel kullanımda ‘Pisi’nin azlığı, eksikliği yakınmalarını ortadan kaldırmak.”

PARDUS’ÇULARA SABIR DİLİYORUM

Halen Pardus kullananlara bir mesajı olup olmadığı şeklindeki sorumuza ise Karslı, “Pardus kullanıcılarına biraz daha sabır diliyorum.” diye cevap verdi ve sözlerine şöyle devam etti: “Biliyorum ki onlar hep en yenisini ve en iyisini sabırsızlıkla bekliyorlar. Pardus 2012′nin en iyi dağıtım olması için tüm arkadaşlar, ki yabancı bir çok arkadaşımız da canla başla çalışmaktalar. Olanağı olanları Pardus 2012 Anka test sürümünü sadece test etmek için kullanıp hataları e-posta ile, forumlar aracılığı ile yada ‘Bugzilla’ (yazılım geliştirme yöneticisi) aracılığı ile iletmeleridir. Türkiye’de olan ozgurlukicin.org ve pardus-linux.org, bugzilla@tubitak.gov.tr ve yinepisiciftligi@pardus-linux.org posta ve forumlar aracılığı ile yardım alabilirler ve yardım da edebilirler. Yurt dışında ve Türkçe dışında da bir çok topluluk forumları bulunmaktadır. Hollanda Almanya, İspanya, Portekiz, Rusya gibi katılımcılarının çok olduğu topluluklar var. Aklıma gelen pardususer.de, pardus-fr.org, pardus-linux.nl, parduslife, pardus.nu, parduslinux.pl topluluklardan da yardım alabilirler.”

PARDUS’UN DEĞERİNİ BİLİN

Pardus kullanıcılarına, öncelikle özgür yazılımı ve felsefesini iyi anlamaları önerisinde bulunan Karslı, “Pardus projesinin değerini anlamak için, ülke kaynaklarının kapalı kaynak kodlu yazılımlarla ne kadar dışarı aktığını parmak hesabı yapalım ve çıkan rakamlarla ülkemizde daha güzel neler yapabileceğimizi düşünelim. Örneğin en kabası ile 25 milyon x 100 USD ile kaç fabrika, okul, hastane yapılabilir. Pardus ücretsizdir ama beleş değil. Pardus’ta tüm özgür yazılım camiasının alın teri vardır. Değerini bilelim, anlatalım, kullanalım ve kullandıralım. Pardus ve özgür yazılım kullanan herkesi seviyorum.” dedi.


Quick Message
Press Esc to close
Copyright © 2013 Bursa Güncel Haber Merkezi All Right Reserved